Tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ağustos 2015 Pazar

Bozcaada'ya ne zaman gidilmez?













Aslında çok güzelsin,  nefessin, naifsin, sanki ergen çocuğu ile çatışmayan ebeveyn gibi o gel-gitleri kabullenici ve sakinleştirici,  tüm ağırlığı, yükü üzerinden alan bir ağırlayıcısın Bozcaada.
Ama artık çok kalabalıksın.
Sanki bloglar ve ig hesapları hakkında kapılı pencereli post girmeye başlamadan ve facebook tan yayılan kim kiminle nerede ne yapmış, biz yapmazsak ölür müyüz hastalığı insanlığı sarmadan daha gidilesi bir yerdin.  Tamam haksızlık etmeyeyim yine öylesin de Bodrum, Alaçatı, Çeşme'den sonra kirlenme sırası sana geliyor tezi biraz doğru. Kendini yalnız hissetme senden sonra Selimiye de sıradaymış, öyle diyorlar.  Her şeyi  boşver, gidip oraya yerleşelim, bağımız bahçemiz olsun, kendi organik bahçemizle gül gibi yaşarız, sessiz sakin kafamızı dinleriz  hayalleri artık çok demode senin için zira yer kalmamış. 
Ya tası tarağı toplayıp oraya yerleşenler ya da bir kısım halk o eski masum ada atmosferini bozmuş ki o diğer kısım halk da bundan şikayetçi, hatta kitapçı bile oldukça suratsız, gelen gidenden rahatsız.
Çoğu yer pahalı, tüm yılın karını sezondan elde etmeyi bekler gibi pusuda, fazla şık, bakkala giderken payetli elbise giymiş gibi, olmamış.

Gidilir de sezonda, bayram tatillerinde değil. Bağ bozumunda bile çok tat alamayabilirsiniz. Hele hamileyseniz bu sıcaklarda asla değil. Ben yaptım siz yapmayın, gidecekseniz de Çiçek Pastanesi'nin dondurmasını(yabaninciri tavsiyemdir) ve fırından yeni çıkmış ağızda dağılan bademli sakızlı kurabiyelerinden yemeden dönmeyin. Diğer yemeli içmeli önerileri illa ki öğrenip gidersiniz de ben ne Türk kahvesi, ne deniz mahsülü ya da aromalı meze tüketebilecek halde olmadığımdan bunları bu kez es geçtim. Öyle ki o kadar planlamış olmama rağmen Alishiro'ya uğrayıp Ada Ekmeği almayı unuttuğumu feribotta hatırladım(#hamilekafası)!.

Keyfiniz ada kedileri gibi yerinde olsun!

Not: Kapı ve bisiklet fotoğrafsız Bozcaada postu yapan ilk insanım herhalde:))

8 Ağustos 2012 Çarşamba

Ses Veriyorum ve Bursalı Bloggerler İftarda Buluşuyoru Duyuruyorum



En son tatile gidemiyorum, mağdurum da mağdurum ama gideceğim inşallah demiş kalmışım. Evet malesef ben de tıpkı tatil insanlarına pazarladıkları otelleri ve turları, o tatil insanlarının fahiş fiyatları hala ve hala taksit taksit öderken  duyacakları vicdan azabını azaltmak amacıyla "hepimiz tatil için çalışıyoruz" sloganını benimseyen tatil sitesi gibi düşünüyor ve "tüm yıl çalışıyoruz tatilimiz güzel geçmeli" endişesi ile türlü türlü planlar yapıp yerler araştırıyorum. Bu yıl bir türlü plan yapamamışken arkadaşlarımızın Çin'e gitme teklifi ile heyacanlanmış, olur mu olmaz mı derken karar vermiştik ama malum pasaport krizi yaşandı ve planlanan seyahat tarihine kadar -bizim pasaportlarımız son anda gelmesine rağmen- arkadaşımızın pasaportu gelmeyince planlar olduğu gibi suya düştü. O dönemki belirsizlik ve yaşadığımız hayal kırıklığının verdiği yorgunlukla bu yıl bloggerler arasında tatile gitmeyeni dövdükleri Ayvalık'ta kalmaya karar verdik. Her işte bir hayır olduğuna inancımızın tam olmasına bağlı olarak Bursa-Ayvalık arasındaki 4 saatlik yolda yol çalışmaları sebebiyle çatlayınca ortalama 11 saatlik Çin uçuşunun iptal olmuş olmasına da şakacıktan sevindik.

Dönüşte ilerki postlarda açıklayacağım bazı sebeplerden ötürü tatil postu hazırlamadım hatta hala Ayvalık-Sarımsaklı diyince içim bir garip oluyor, hatırlamak istemiyorum. Bir tek Cunda bünyede negatif etki yapmıyor, e orası da nasıl yapsın değil mi ama:)


Tatille ilgili hatırlamak istediğim sayılı şeylerden biri de bu kitap.Entel tonton Sargun hocamızın bilim dünyası ve bilim insanları ile ilgili eğlenceli kitabı sayesinde tatilde de bir sürü şey öğrendim, sadece yan gelip yatmadım. Sürpriz yumurta gibi bu kitap, tavsiye ederim:)

Dönüşte güzel bir iş temposu içine düştüm, derken bir bakmışım 1 ayı geçmiş boşlamışım blogumu da ziyaretlerim de azalmış, silkelendim kendime geldim.

Pazar sabahı kalkar kalkmaz gece rüyamda görüp yediğim üzümlü-damla çikolatalı keki pişirdim. Nasıl bir can istemesi ve içten gelmeyse o motivasyonla kariyerimin  tek başarılı keki oldu, pişme süresi boyunca gözlerimi fırından ayıramadım, süre bitti kekin hala sönmediğini gördüm ya işte o an tüm dünyaya sevincimi haykırmak istedim.



Tarifi buradan aldım, önceki denemelerimden elbette her yönüyle farklıydı, bu kez üzümler ve damla çikolatalar da dibe çökmediği gibi tarifi aldığım yerde gördüğümün aynısı oldu:)


Sevimli Tatlar blogu sahibeleri Bursa'lı bloggerlar için bir iftar yemeği organize ediyor(Bursa dışından katılmak isteyenleri de bekleriz elbette). Tarih ( 15 Ağustos değişti) 13 Ağustos , yer Ataevler Havuzlu Konak olarak belirlendi. Katılmak isteyenler sevimlitatlar@gmail.com adresinden kendileri ile iletişime geçebilir. Bu buluşmanın da en az diğeri kadar güzel geçeceğini umuyorum. Görüşmek üzere:)

Not: Ödevimi yaptım:)