egzama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
egzama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ekim 2012 Pazartesi

Isınma Turları

Normalde pimpirikli, evhamlı, mükemmeliyetçi biri olan ben son aylarda hormonların hakimiyeti altına girince sanki başka biri oldum. Ne kadar da pişkin hayata ilişkin insan modeline oldum olası hayran olmuşumdur ve sanırım ucundan bucağından ve oldukça kendiliğinden ben de yavaştan her şeyi kafaya takmamaya başladım, oh la la ne rahatmış böyle hayat:)Yakın zamanda ikiz annesi olan arkadaşım "anne olunca kafadaki tahtalardan birkaçı eksiliyor, gece milyon kere uyanıyorum nefes alıyorlar mı, ses mi duydum diye endişeleniyorum"demişti, benim bünye kendini mi hazırlıyor ne o günlere... 



Bizim minnakın erkek olduğu kesinleşti, doktorun ilk tahmini eşimin ailesi tarafından davullar zurnalar, şehir meydanında çekilen halaylarla kutlanmıştı:) Ee şehzade geliyor kolay mı... En başından beri erkek olduğundan emindim, bu haber beni hiç şaşırtmadı. Son dönemde doğan erkek bebeklerle turşu kuracağız herhalde:) Şakası bir yana elbette en büyük duamız sağlıklı olması için...
Kendim için alışveriş yaparken onun da ilk alışverişini yapmış oldum.Yani anneliğe ısınma turları resmen başladı. Araştırdığım kadarı ile mustela memnun kalınan bir marka, hala erken olduğunu düşünsem de son anda çuvallamamak için ucundan köşesinden başladım alışverişe, şampuan, pişik kremi, masaj yağı aldım şimdilik. En olmadık parçalardan da başlamış olabilirim tamamen doğaçlama gelişti:) Kendime de çatlak kremi aldım. Annemde sıkıntı olmamış, bakalım ben 9 ay sonunda çatlak patlak yusyuvarlak mı olacağım, olursam da anneliğin bedeli artık.
20. haftaya girmek üzereyim ve merakla beklediğim hareketleri hissetmeye başladım sanırım:) Asıl heyecanlı dönem de şimdi başlıyor olsa gerek, artık müzik dinletmeler, sohbet etmeler falan olacakmış:)

Bayram tatilini yolumuz uzun olduğu için uzatacağız yine. Ankara'da ikiz kızlarımızı ve anne-babasını da ziyaret etme planımız var. Bu çerçeveyi miniklerin odası için yaptım, aklıma birkaç şey daha var, bakalım...Onları ilk kez göreceğim, koklayacağım, biraz da orada ısınma turu atacağım...


Daha önce egzama benzeri nörodetmatit adlı bir hastalığın başladığını özellikle de elimde kaşıntılı yaraların olduğundan ve ilaç tedavisine başladığımdan bahsetmiştim. Hamilelik sürecinde ilaç kullanamadığım için yaralar zaman zaman azalıp artıyor ve kaşıntısı oldukça asap bozucu. Bir arkadaşım çörek otu yağının iyi geldiğini duymuş, gidip aldım bir tane, geceleri elime sürüp bir süre deneyeceğim. Biliyorum bu dertten muzdarip çok kişi var, inşallah işe yarar, güvendiğiniz bir aktardan saf olanını bulabilirseniz iyi olur.

Herkese iyi haftalar...





29 Haziran 2012 Cuma

Yeni Takım Arkadaşlarım

Daha önce bahsettiğim üzere elimdeki egzamamsı şey baskın olmak üzere birtakım kaşıntılı şikayetlerim mevcuttu. Geçen hafta adı çokça önerilen bir doktora muayene oldum. Teşhisimi görür görmez koyan doktor bunca zamandır ilk kez adını duyduğum bir tanıdan bahsediyordu: nörodermatit. Stres kaynaklı bu hastalık sadece elimdeki döküntünün değil saç dibimdeki ve kulak içimdeki kaşıntılarımın, kaşlarımdaki kepeklenmenin dizlerim ve dirseklerimdeki kuruluğun da sebebiymiş meğer. Hatta yüzümde rosacea başlamış. Çıkan uçuklarım da aynı familyanın ürünüymüş.



İstenen kan tahlilleri sonrası tedaviye kesin yön verilecek ancak şimdilik yeni takım arkadaşlarımla kaynaşmam gerekiyor. Ellerim için ayrı iki krem, saçım için eczane yapımı bir ilaç, özel şampuan ve tonik benzeri bir ilaç, yüzüm için de biodermanın hassas cilt ve rosacea için de önerilen ürünlerini verdi doktor. Artık yüzümü sensibio h2o ile siliyorum, onun dışında bir şeyle yıkamam yasak, gündüz ve gece kremi olmak üzere iki ürünüm var, ikinci bir emre kadar peeling ve maske de yapamayacağım. El ve banyo sabunu olarak da sadece doktorun verdiği nilera isimli sabunu kullanacağım, ne zamana kadar sorusunun cevabı ise bundan sonra hep. Bir de bunların maliyeti durumu var ki onun için de evdeki incir ağaçlarının sayısı arttı desem anlaşılır herhalde:)

İlaçların yanı sıra bir de döküntüleri tetiklememek için gerekli özeni göstermeliymişim. İncir, muz, çilek, acı-baharatlı yiyecekler(sucuk,pastırma vb.), turşu, hayvan tüyü, polen, pasta, çikolata, hamam ve saunadan uzak durmam gerekiyormuş. En azından şimdilik listem bu kadar, azalabilir ama artmaz inşallah:)

Şimdiye kadar gittiğim hiç bir doktor böylesine kapsamlı bir tektik isteminde bulunmamış ve detaylı muayene etmemişti. Kullanmaya başladığım ilaçlar etkilerini göstermeye başladı, umarım böyle devam eder.

Herkese iyi hafta sonları, tatile gidenlere iyi yolculuklar, iyi tatiller:)


12 Haziran 2012 Salı

Doktor Derdime Bul Bir Çare

Kaşınmak nedir bilir misiniz? Elbette bilirsiniz en azından dişleriniz çıkarken damaklarınız kaşınmıştı hani tırım tırım diş kaşıyacak şeyler aramıştınız. Ya da sivrisinek ısırıklarına kolonya ya da tuz basmaya çalışmıştınız.
Alerjik bir bünyeyseniz beni daha iyi anlarsınız, ne illettir o geldi mi gitmek bilmez. Bir burun kaşınmasıdır ki bir müddet sonra kaşımaktan burnumun ucunda çizgi oluşur, bir göz kaşınması ve sulanmasıdır ki parmağımla oymak isterim, genizde hani böyle kıhhhhh diye korkunç sesi çıkartınca rahatlayacağınızı sandığınız bir kımıl kımıllık...Eskiden daha beterdi benim halim derdim ama şimdi de elimdeki egzamantirik şey yüzünden perişan oluyorum. Ne kontakt dermatitliğim ne atopikliğim  kaldı, bulamadık neye alerjim olduğumu, domates, patlıcan, baharat uzak durayım, eldivensiz yemek ve temizlik yapmayayım dedim, sıvı sabunlara duş jellerine veda ettim olmadı, ne ilaçlar ne kremler ne kortizonlar geldi geçti bana mısın demiyor. Cuma gecesi yaşadığım kaşıntı krizinde elime geçen havlunun en tırtıklı yeri ile kaşıma çalışması yaptım ve 2 gündür yarattığım doku tahribatının acısı da eklendi kaşıntı eziyetime:(

Bir parmağım benden ayrıldı,15 yıl ilerden gidiyor, oldukça yaşlandı. Tıbbi ilaçlar işe yaramadı, otçu çöpçüler de deva olamadı, bir de şifalı taşlar falan diyorlar onları tutmayı mı denesem acaba?Var mıdır bir doktor derdime çare bulacak?



Normalde yeni tatlara açık biriyimdir ama şalgam suyunu tatmakta nedense direndim. Geçenlerde denedim, hem de acılısından başladım, başta sert gelse de sevdim. Bir nevi soda etkisi yaratıyor, içtikten bir süre sonra bir kaynama başlıyor midede ama rahatsız edici cinsten değil. Bir de etiketteki teyzeye takıldım, acaba neden böyle bir fotoğraf tercih edildi?

******

 


Sevgili Deeptone beni mimlemiş;
Konu: İçinizdeki sesi dinler misiniz?

Benim içimde bir mi birden fazla mı ses var bilmiyorum, bazen şarkı söylerken kanon falan yapıyoruz galiba en az 2 tane var:)
Ben onunla konuşurum, birlikte karar veririz, karar veremezsek didişiriz, bazen o yenilir bazen ben.
Bir şeye üşendiğimde "haydi" der, çok yediğimde "abartmasan?" der, kimi zaman giydiğime bakar "ııh" der, güzel yemek görünce "ooo yooo" güzel kız görünce "wooow", tombili bir bebeğe "ah şu gıdıyı bir yesem" der:). Mesela sabahları çok ilginç konuşmalar oluyor aramızda, metro ile işe giderken hemen hemen aynı kişilerle aynı vagonlara denk geliyoruz.İç sesimle konuşmalara başlıyoruz, "bugün de fanatik almış, bir gün de başka gazete alsa da inene kadar yancı olsam", "aa bak kırmızı ruj nasıl yakışmış bence hep bu tonlarda sürmeli", "kıvırcık saçlı abla da ne zamandır görünmüyor doğum yaptı heralde",  "o kadar sigarayı nasıl içtin be adam tüm vagon küllük gibi koktu"...Görüldüğü gibi aramızdaki ilişki buram buram şizofrenizm kokuyor... Bu yazıyı yazarken bile "bak 2 satır üstte imla hatası olmuş düzeltsene" diye müdahale ediyor.

Bu mimi bulan kimse kendisi de iç sesiyle koyu sohbetler ediyor zannımca:)
Eğlenceli bir mim diye düşünüyorum, isteyen yapabilir diyorum zaten deep'in göndermediği kimse kalmamış takibini nasıl yapıyor merak ediyorum:)


Son olarak, sabah sabah komşularımdan birinin kap kaça uğradığını öğrendim. Kadın çok korkmuştu ve 15 dk. kadar önce servise binmeye giderken saldırıya uğradığını söyledi. Kolu ve bacağı sargılıydı, ifade için polis bekliyordu. Buralar güvenli sanıp aldanmayın, dikkatli olun dedi. Kadına çok üzüldüm, detayları da merak ediyorum, akşama sorup öğreneceğim inşallah.
Böyle de bitirmek istemezdim ama tehlikelere karşı dikkatli olmak gerek, panik anında insan ne yapacağını şaşırıyor ama olsun en azından benzer saldırıya uğrama ihtimalinin her yerde olduğunu bilmek lazım, artık hiçbir yer sandığımız kadar güvenli değil.

Mutlu günler herkese...