BabushkaAlaçatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BabushkaAlaçatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Eylül 2015 Pazartesi

Çeşme'de Çocukla Tatil, Nerede Ne Yenir Neye Dikkat Edilir


Bu yıl Selimiye niyetine girmişken son anda planlar Çeşme'ye döndü, iyi ki öyle olmuş daha uzun yola ne ben ne de Çağan dayanabilirmişiz. Çeşme her ne kadar burada bahsettiğim gibi eski büyüsünü kaybetmeye başlasa da bizim için yeri ayrı. Bu orada üçüncü  ama çocuklu ve kahvaltı dahil konseptli ilk konaklamamız olacaktı.




Çağan küçükken tatilde daha rahat etmiştik, şimdi ise kendi kafasına göre takılmak isteyen, itiraz eden, cevap yetiştiren ve ikna olması günden güne zorlaşan bir çocukla tatil sabır sınaması haline dönüştü.Öğle ve akşam yemeklerini dışarıda yemek bize pek uygun gelmedi, her gün nerede ne yiyeceğini düşünmek evde akşam yemeğine ne pişecek diye düşünmekten farksız ve özellikle öğlen öğünü için o sıcakta çocukla toplan, çık gez, yer bul, ye dön kısmı yorucu oldu. Her şey dahil konsept de yemekleri açısından çok güvenilir olmayabiliyor ama en azından  yarım ya da tam pansiyon otel daha iyi olabilirdi. Bu yıl Ceshme Plus Hotel'de konakladık, tesisin plajı Ilıca Plajında olduğu için kumsalı da var ve suyu çok güzel. Genel olarak rahat ettik, personeli şimdiye kadar gördüğümüz en ilgili ve sorun çözme odaklı personeldi. 





Çeşme-Ilıca-Alaçatı birbirine çok yakın ve biz yine bu 3 bölgede zaman geçirdik, Ilıca bölgesinde kumru, pide ve fast food tarzı yiyeceklerle beslenmek istemiyorsanız Alaçatı'nın girişinde Tokoğlu Mah.'de bulunan Avrasya Ev Yemekleri'nde ev yemekleri bulabilirsiniz. Fiyatları bölgeye göre makul. Biz yediklerimizden memnun kaldık, zaten Çağan da bir tek burada yemek yedi. 

Tatile gitmeden evvel yemek yenebilecek ve memnun kalınmış yerleri araştırmıştım, Alaçatı'daki Babushka da onlardan biriydi. Babushka'nın şefi Olga'nın bir de blogu var, aslında kendisi kadar iyi bir şef olan eşi Özgür Bey ile burayı açmışlar, daha yeni bir işletme, Olga'nın kendi lezzetlerinden oluşan butik bir menüsü var. Ben de yemeklerini merak ettiğimden bir akşam rezervasyon yaptırıp orada yemek yedik. İnsanın başına ne gelirse meraktan gelir diye boşuna dememişler, o akşam daha masada midem yiyecekleri kaldırmadı. 2 kişilik 5'li meze setini (90TL) içinde benim yiyemediğim şeyler içerdiğinden(patlıcan gibi) elemek durumunda kalıp, Kabak çiçeği, Zeliş ciğeri ve Pelmani (Rus Mantısı) istemiştik.Kabak çiçeği içi farklı peynir ve otlarla doldurulmuş ve kızartılmıştı güzeldi, ancak sıra ciğere ve mantıya gelince 3-4 lokma sonra yiyemedim, kendimi kötü hissedince ve eşim de yemeğine devam edemeyince kalktık. Gece yediklerimizi bir bir çıkardık, hadi ben hamileliğin verdiği hassasiyetle çabuk etkilendim ama eşim böyle bir durumla ilk kez karşılaştı ki onun bünyesi çok sağlamdır. Neyse sözün özü ciğerden zehirlendik, öyle övülen yerlerden de yemek yanında gol yenilebileceğini görmüş olduk ve hayatımızın ciğer sayfasını kapamış olduk. Ertesi gün arayıp durumu anlattık, daha sonra da Özgür Bey arayıp özür diledi, biz bunun kasten yapılmadığının elbette farkındayız ama hamileyken insan daha çok korkuyor ve bir özür, yıl boyunca gitmeyi beklediğin tatilin kıymetli 2 gününü geri getiremiyor, kaldı ki ödenen hesabı da. O gece için tek tesellim Çağan'a orada bir şey yedirmemiş olmamdı.









Dönüş yolunda Urla'da öğle yemeği için mola verdik. Beğendik Abi'nin zeytinyağlı enginar dolması, çeltik kebabı, zeytinyağlı yaprak sarması, sebzeli mercimek çorbası ve Girit Böreği tatlısı yedik ve tatilimizin en güzel yemekleriydi. Fiyatlar normal,  Çeşme -İzmir arası mutlaka Urla'ya uğrayıp burada yemeli.






Urla'da  Bağ Bozumu Festivali'ne denk gelmek de güzel oldu. Üzümlerin tadına baktık, sadece üzüm değil, yılın en güzel Bardacık incirlerini de oradan aldık.







Fotoğraf makinasının son anda bozulmak istemesi ve ardından da telefonumun neredeyse tüm galeriyi silmeme rağmen depolama alanı uyarısı vermesi sebebi ile az fotoğraflı bir tatil oldu. Geri kalanı da denize girmek, sivri sineklerle mücadele, yemek, çocuk arkasından koşmak, çocuk ikna etmek, zehirlenmek, kendine gelmek, dönüş yolunda mutlaka bir yol yapımı çalışması trafiğinde saatlerce beklemek ve tükendiğimi hissettiğim anda kemerini çıkarıp oto koltuğundan inmek isteyen çocuğumun bozulan midesinden çıkanları temizlerken kol kası yapmakla geçti. Dinlendim mi, eh yine ortam değişikliği iyidir:)