kitana mutfakta etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitana mutfakta etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ekim 2015 Cuma

Gastro Akademi - Mutfak Okulu Blogger Etkinliği



Mutfak okulu belki de okulların en güzeli, hem öğrenip hem besleniyorsunuz. Bu yüzden Bursa'nın ilk ve tek profesyonel aşçılık okulu Gastro Akademi, et pişirme teknikleri üzerine workshop daveti gönderdiğinde hiç tereddüt etmeden katıldım. Bizim evde et işleri beyimden sorulur, o hayvanın neresinden ne olur, hangi yemeğe hangi baharat atılır, hangi teknikle pişirilir benden iyi anlar, biraz da damağı kuvvetlidir  o yüzden en iyisi kendi istediği şekilde pişirsin isterim . Ben Ege insanı olarak zeytinyağlılarla daha yakınım, evlenip Sivas'ta et yedikten ve evde daha sık pişmeye başlamasından sonra et yemeklerine merakım arttı diyebilirim.





Eşim et konusunda pek bilgili olduğundan derste öğrendiklerimi sorarak onun bilip bilmediğini sınayacağımdan pek heyecanlıydım:) Derse başlarken, sunumları kadar tadı da şahane atıştırmalıklardan tadarak biraz teori aldık ve hazırlanarak  mutfak kısmına geçtik.












Et pişirme, et marinasyon çeşitleri ve et mühürleme üzerine güzel bilgiler edindik. Şefimiz bizim için bir kaç çeşit sunum hazırladı, kavurma, fajita, ızgara ve füme et ile farklı sosların et ile birlikteliğini deneyimledik.  2. trimester sonuna yaklaşmış ve iştahı fazlaca açık bir hamile kişisi olarak kendimi frenlemeye çalıştım, zira alınan kiloların hesabı doktor kontrolünde soruluyor:(







O kadar yemek programı, şef izlemişliğim vardır ama okul adı üstünde, Bülent Çalışkan şefimizden yeni yeni şeyler öğrendim. Mesela etin lokum gibi yumuşacık olmasını istiyorsak temiz bir kavanoza hiç bir şey eklemeden  koyup kapağını kapatarak 3 gün buzdolabında bekletmemiz  -bu tekniğe çürütme deniyormuş- yeterliymiş. Etin lezzeti onu çürüten bakterilere bağlıymış, kulağa biraz itici geliyor ama şefimiz 15 gün karkasta kalmış ve dinlenmiş eti kullandığını, yeni kesilmiş bir etin lezzetli olmayacağını söyledi. 





Gastro Akademi, hem profesyonel hem de hobi olarak mutfakla ilgilenenler için özel programlara sahip, bunun yanında yeni açılan restoranlara demo mönüler ve mutfak ekibi hazırlayarak faklı bir hizmet de veriyorlar, sosyal sorumluluk projelerini de önemsiyorlar. 




Biz bu ekiple çok güzel bir gün geçirdik, güldük, pişirdik, yedik ve en sonunda sertifikalarımızı alarak ağzımız kulaklarımızda eve döndük. Siz de Bursa'da bir mutfak okulu arayışındaysanız ya da farklı yemekler, ekmekler, pastalar, teknikler öğrenmek ve öğrenirken eğlenmek isterseniz, bu adres tam sizlik. 

Gastro Akademi kurucusu Recep Hakan Ziya'ya hayallerini gerçekleştirip bu okulu açtığı için, Bülent Çalışkan şefimize güzel enerjisi, verdiği bilgileri ve elbette leziz sunumları için, tüm ekibe nezaket ve kusursuz ev sahiplikleri için teşekkür ederim.

26 Şubat 2012 Pazar

Yeni Tarif Denemeli Haftasonu, Pancake&Armutlu Ekmekli Puding&Elmalı Puflar

Eskiden haftasonu demek krepli sabah kahvaltıları demekti, şimdi moda pancake pişirmek:)


Benim kreplerim de pek başarılı olmadığından bu modaya uymak işime geldi açıkçası. Cafe Fernando'da bulduğum tarifi evdeki lorun tuzlu çıkmasıyla yapamayınca biraz eksik biraz fazla uydurup yaptım kalpli pancakeleri ... Portakal şurubunun tadının az olduğunu düşünüp biraz daha şeker ekleyip onu da bir başına unutunca şurup yerine portakallı ağda oldu...

Sonra burada gördüğüm tarifi denemeye karar verdim.

Tarifin aynısı olmasa da benimki şöyle:

Armutlu Ekmekli Puding
3 dilim bayat ekmek
2,5 su bardağı süt
200ml krema
1 çorba kaşığı tereyağ
6 yumurta
1su bardağı şeker
1 çimdik tuz
1 tatlı kaşığı tarçın
1 paket vanilya 
1 su bardağına yakın kuru üzüm
4/3 su bardağı yulaf ezmesi
2 armut

Tarifin orjinal ölçülerine sadık kalmaya çalıştım ancak pişirme önerisinde bulunduğu kaba sığması olanaksızdı.
Büyük kare borcama ekmekleri parçalayıp üzerine üzümleri, küp küp doğranmış armutları ve yulaf ezmesini serptim. Süt, krema, yumurta, şeker, tarçın ve tuzu karıştırıp üzerine döktüm. 30' üzeri folyolu, 30' folyosunu çıkarıp 180 derecede pişirdim.


Umduğumdan tatlı oldu, şeker daha az olabilir.Yumurta miktarını yaparken azaltmayı düşünmüştüm, keşke azaltsaymışım. Yumurtadan hoşlanmayanları rahatsız edebilir, kokusu yok ama görüntüde var. Bence bu haliyle şekerli olması dışında bir falsosu yok yalnız bir sonraki denemde farklı bir versiyon düşünüyorum.

Bu da son çalışmam elmalı puf kurabiye, tarif Nilay'a ait. 
Kurabiye pişirmeye ara verdiğim şu sıralar elmalı puflar ilaç gibi geldi, elmalı tarifler içinde en beğendiğim versiyonun bu olduğuna karar verdim.


Bol tadımlı hafta sonları:)

Diye postu bitiriyordum ama kapı çaldı,
Kocacık bunu almış, ev miss gibi koktu.


Birlikte nice yaşlara minik sümbülcük...
Bu gün benim doğumgünüm de:)