Bir süre önce Mr.E tarafından mimlenmiştim, yanıtlamak bugüne kısmetmiş...
Duruma göre değişse de genelde mantığım ağır basar.İşimin yıllar içinde karar alırken duygularımı törpülemeyi daha iyi öğrettiğini düşünüyorum. Bazen hevesle alışverişe çıktığımda bile duygularımla çatışıp mantığımın galibiyeti yüzünden eve elim boş döndüğüm olur. Bir de hormonsal durumlar var(hamilelikte yoğun olarak yaşadığım üzere), işte o tehlikeli zamanlarda değil mantığım hiç bir şey duygularımın önüne geçemiyor:)
İnsanlar niye mutlu değiller? Niye gözlerinin önündeki mutlulukları görmüyor ve şükretmesini bilmiyorlar?
İnsanlar artık kendi değerlerini göz ardı ediyor, maneviyattan uzaklaşıp maddiyata yöneliyor, birilerinin sunduğu süslü püslü hayatlara imreniyor, yapıp ettikleri kendileri için değil "... desinler" amaçlı... Anlık haz peşinde koşup yarını düşünmüyorlar, ellerine geçeni tüketiyorlar.Böyle olunca da mutsuzlar, doyumsuzlar, daha güzelin, daha "bol sıfırlının" peşinden koşuyorlar.Sanallık sardı herkesi ve selam vermekten kaçınan, iki kelam etmeye üşenen, yalnız ve asabi insanlara dönüştüler.
Çok para harcayıp, keşke almasaydım ya da harcamasaydım dediğin bir şey var mı?
Yok. Hiçbir şeye ederinden fazla para vermem, pahalı bir şeyse mutlaka araştırmış, ikna olmuş ve öyle almışımdır ve pişman olmam. Şimdi böyle yazdım ama eminim sanki, yok heralde:)
Haklı olduğuma eminsem konuşurum. Yalnız kendimi sonuna kadar savunamadığım bir durum da oldu -hala içimdedir o-,çıkıştığım insandan gelecek tepkinin kar/zarar oranına, didişme eyleminin getirisine göre bir yerde susmak durumunda kaldım. Bak nasıl yaram deşildi ya...
Elimdeki ile yetinmeyi, şükretmeyi, tutumlu olmayı öğreten bir aileye sahibim. İhtiyacım dışında bir şeyi sırf benim olsun diye istemem.
Kelime kısmı bu kadardı, umarım olmuştur:)
Şimdi gelelim işlemler kısmına:
Şehzadenin hazırlıkları farklı kulvarlarda devam ediyor. Geçen haftalarda odasının mobilyalarını aldık, henüz teslim edilmedi. Mobilya seçerken bebekler ve çocuklar için zararsız ve sertifikalı boya kullanan bir marka tercih ettik, zaten mağazaları gezerken koku farkı bariz şekilde anlaşılıyordu. Bebek odası olarak düzenleyeceğimiz oda daha önce evdeki ıvır zıvırgillerin, kitap kolilerinin barınağı olduğundan ve ütü odası olarak kullanıldığından önce orayı boşalttık. Daha önce kullandığım tek kişilik bir yatak vardı, onu da şehzadenin uyku saatlerinde benim de yanında dinlenmeme olanak sağlaması ve misafirlere yatacak yer olması açısından bebek odasında bırakmak istedim ve aldığımız beyaz mobilyalara uyum sağlaması için beyaza boyamaya karar verdik.
Önce ince zımpara ile zımparaladık böylece vernikli zeminden kurtulduk. Büyük boy rulo kullanarak Polisan matrıx lux x1 anti aging kokusuz parlak boya ile 4 kat boyadık. Her kat arasında yaklaşık 12 saat kadar bekledik, havalandırmak için pencereyi gün içinde açtık ancak geceleri ısı kaybı yüzünden komşulardan azar işitmemek adına kapatmayı tercih ettik.
Sonuç tatmin edici oldu. Koku yok.
Diğer işlem ise bir geri dönüşüm çalışması. Eski tshirtlerden sepet örme...
Geçen yıl yapmayı planladığım bu çalışmayı nihayet hayata geçirdim ya benden hızlısı yok gerçekten.
Önce ayırdığım eski tshirtleri 1 parmak kalınlığında şeritler halinde kesip çekerek ip haline getirdim, yumak yaptım. 4 numara tığ kullanarak kendimden gayet emin şekilde örmeye başladım. Başladım ama gerisi gelmedi, açtım örnek falan baktım olmadı. Ördükçe ya çok delikli oldu, ya çok sıkı ya da kıvrık bir şey. Bilmiyorum artık kaç kez örüp söktüm ama bir süre sonra pes edip, 40 yıllık örgücü teyzeler moduna girip iki arttır bi eksilt diye diye kendi kendime örmeye devam ettim. Tabi bunda sökmenin verdiği yorgunluk ve yılgınlığın etkisi büyüktü. İp azaldıkça çıkan ürün hayalimdeki ile aynı olmadı elbette ama olsundu, bir şekilde geri dönüşüm sağlamıştım ve ördüğüm şey sepete benzemese de aynı amaca hizmet edebilecekti.
Tıpkı pasta börekleri "aldığı kadar un" ve "göz kararı" gibi belirsiz ölçülerle tutturan hatun kişilere olduğu gibi baktığı örneği sayarak hangi ipi nereden nasıl dolayacağını çakan hatun kişilere de bir kez daha saygılarımı sunuyor ve ellerinden öpüyorum.
Mutlu bir cuma günü ve hafta sonu olsun...









