rosacea etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
rosacea etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Eylül 2013 Cuma

Bebekler İçin Doğal Pişik Losyonu

Çağan balığı ek gıdalar almaya başlayınca ben de yeni tarifler araştırmaya başladım ve gördüm ki herkes pişirdiğinde en organik malzemeyi bulmanın peşine düşmüş. Tamam araştıralım, bulup alalım ama -ki artık bu organik olayı aldı başını gitti, fiyatlar da uçtukça uçtu- neyin nerede ne kadar organik ve işin adına uygun yapıldığına nasıl emin olacağız? Yine en içimize sinen gözümüzün gördüğü, ya da geldiği yeri bildiğimiz ürünler olacak. Şimdilik şanslıyız,  hala bir yerlerde tarhana, tereyağı ve buğdaydan gerçek(!) kepekli un yapan, bal üreten akrabalarımız var. 

Ve zeytinyağı.
Babaanne bahçelerinin zeytininin yağı.

Kişisel bakım için rosacea  ve nörodermatit nedeni ile artık doğal ürünler tercih etmek zorundayım, sağlık açısından sağladığı avantaj bir yana bunun bir güzel yanı da kozmetik ürünler, güzel kokulu duş jelleri ve losyonlara para vermekten kurtuldum. Zeytin meyvesi ve zeytinyağının şifa kaynağı olduğunu biliyoruz. Keşke bu güzel ve benzersiz meyveyi toplarken ağaçları da dövmeseler (bu ayrı bir tartışma konusu ama ne zaman zeytinyağını elime alsam aklıma geliyor belirtmeden edemedim).Zeytinyağını saç maskesi, tırnak eti yumuşatma, peeling sonrası nemlendirme gibi birçok amaç için kullanıyorum.Kendim için kullanırken Çağan için de kullanmaya başladım. Zeytinyağı ile ayakları ve elleri düzenli olarak ovularak masaj yapılan bebeklerin gelişimlerinin daha sağlıklı seyrettiğini duymuştum. Tabi bunda zeytinyağının olduğu kadar masajın da olumlu etkisinin payı vardır orası ayrı:) İşte bebekler için de en doğal, en katkısız pişik losyonu, masaj yağı; zeytinyağı!

Önemli nokta şu, bebeğinize sürdüğünüz yağın asidinin alınmış olması gerekiyor. Bunun için cam şişeye koyduğumuz yağı kaynayan suyun içine oturtup ısıtıyoruz, altta kaynayan su yağı kokusu çıkana kadar (20 dakika kadar)ısıtıyor. Bu yolla ısıtıp soğuttuğunuz zeytinyağı kullanıma hazır olacaktır.Zeytinyağının direk ısıtılıp kaynatılması yağı yakacağından zararlı olacaktır, bu şekilde yapanlar da varmış.

Çağan henüz 40 günlük bile değilken ve biz gaz sancıları ile boğuşurken,  Bulgaristan'da uzun süre bebek hemşireliği yapan birinin önerilerini iletmişti tanıdıklarımız. Onlar Bulgaristan'da her akşam, bebekleri küvetlerine doldurdukları ılık tuzlu suda yüzdürüp zeytinyağı ile tüm vücutlarını ovarak yatırırlarmış. Bu şekilde gece 23.00 gibi yatan bebekler sabah 06.00'ya kadar deliksiz uyurmuş. O dönemde biz 1-2 kez denemiştik ve Çağan o kadar kesintisiz uyumasa da diğer günlerden daha rahat uyumuştu.


Çağan için yaptığım losyondan bir de komşumuzun bebeği için hazırlarken buraya da yazmak istedim, ben bebek hazırlığı yaparken Mustela'nın pişik kremini almıştım ama yağın iyileştirici gücünü ve hızını görünce (1-2 saat gibi kısa sürede) Mustela'yı kullanmayı bıraktım. Hala her banyodan sonra poposuna, kasıklarına, karnına, ayaklarının altına, koltuk altlarına ve boynunun altına sürüyorum. Başlarda kokusu kötü gelse de zamanla alışılıyor.

En güzelinden bebek hediyesi, doğal pişik losyonu önümüzdeki haftalarda aramıza katılmasını beklediğimiz Ahmet Efe için. Poposu her daim kaymak gibi olsun:)

Mutlu hafta sonları...

19 Kasım 2012 Pazartesi

Picasso Kadını Oldum Ya Ben*



Önceki postta yardım çağrıma cevap veren herkese teşekkür ederim. Buzdolabı kokusu hala gitmedi, gitmesi yönündeki tüm umutlarımızı yitirdik. Hala kaplarda vanilyalar duruyor ama kapıları açıp kapattıkça o güzel koku dans ediyor mutfakta...

Şiştik bu kokudan derken cumartesi günü gözümde bir şişlikle uyandım. Çocukluğumdan beri diş konusundaki ihtisasımın yanında bir de herpes virüsü üzerine yan dal yaptığımdan anladım başıma geleceği. Gözüm yine davul gibi şişerek uçukladı, 2 gündür de Picasso kadınları gibi tek göz büyük tek göz küçük model bi hatunum. Hamilelikle birlikte zayıflayan bağışıklık sistemim yüzünden daha bir agresif uçuğum, eski kanka ilacım Zovirax'la hasret gideriyoruz. 



Rosacea için doktorumun önerdiği güneş koruyucu kremi aldım, oldukça memnunum. Akneli ciltler için özel olan bu ürün sürdükten sonra cilt tarafından hemen emiliyor, o berbat yağlı, yapış yapış hissi vermiyor, tavsiye olunur.

Hamilelikte artık 25. haftaya merdiven dayadım, en az gözüm kadar tombik(her ne kadar fotoğraflarda daha küçük çıksa da) bir karnım da var:) Henüz 5-5.5 kg arası aldım, son 20 gündür de hiç almıyorum, şehzade depodan götürüyor heralde. Başlarda doktor kız derse sana aş yok, kendine gidecek yer bul diyen kocacım şimdilerde bebek 6kg doğmazsa görüşürüz diyip kendince eğleniyor. Minik hareketler gittikçe şiddetleniyor, yakında okkalı tekmeler yemeye başlarım....Şimdilik her şey yolunda, inşallah böyle devam eder. Tek sorun hala içime sinen bir doktor bulamamış olmam. Zaman daraldı, umarım hallederiz onu da.



Kitaplar okumaya başladım bebek bakımı ile ilgili, arkadaşımın okuduğu ve memnun kalarak önerdiği bu kitap bunlardan ilki, İngiliz Tracy Hogg ablamızın yazdığı Bebek Bakım Sorunlarına Mucize Çözümler. Genelde yabancı yayınların okunması önerilmiyor ama ben her telden okuyup harmanlamak istiyorum, gerçi bu annelik işi içgüdüsel davranmayı ve oluruna da bırakmayı gerektiriyormuş, bilmemek değil öğrenmemek ayıp diyerek okuyorum, okuyorum, okuyorum... Yanında da şu yeni sardığım milka oreo ve ılık sütüm, ooh .... 

Bir süre önce de Milupa Anne Bebek Klubü'ne üye olmuştum, hamilelik basamağındaki hediye paketleri geldi. İçinde hamilelik sürecinde anne adayını bilgilendiren bir kitapçık, niveanın bebek ürün numuneleri, emziren anneler için çay ve Migros'tan indirim çekleri çıktı. Daha sonra da bebeğin doğumunda, ek gıdaya geçtiği dönemlerde gönderim yapacaklarmış. 




Son olarak da Sihirli Parmaklar'da gördüğüm Çıtır Çikolata Toplarını yaptım, çok da güzel oldular diyerek bitirmek isterim.Hem çok kolay, hem şık, hem de lezzetli:)

* Ebygale'e teşekkürler:)
Picasso kaynak:(http://www.resimhocasi.com/picasso.html)

29 Haziran 2012 Cuma

Yeni Takım Arkadaşlarım

Daha önce bahsettiğim üzere elimdeki egzamamsı şey baskın olmak üzere birtakım kaşıntılı şikayetlerim mevcuttu. Geçen hafta adı çokça önerilen bir doktora muayene oldum. Teşhisimi görür görmez koyan doktor bunca zamandır ilk kez adını duyduğum bir tanıdan bahsediyordu: nörodermatit. Stres kaynaklı bu hastalık sadece elimdeki döküntünün değil saç dibimdeki ve kulak içimdeki kaşıntılarımın, kaşlarımdaki kepeklenmenin dizlerim ve dirseklerimdeki kuruluğun da sebebiymiş meğer. Hatta yüzümde rosacea başlamış. Çıkan uçuklarım da aynı familyanın ürünüymüş.



İstenen kan tahlilleri sonrası tedaviye kesin yön verilecek ancak şimdilik yeni takım arkadaşlarımla kaynaşmam gerekiyor. Ellerim için ayrı iki krem, saçım için eczane yapımı bir ilaç, özel şampuan ve tonik benzeri bir ilaç, yüzüm için de biodermanın hassas cilt ve rosacea için de önerilen ürünlerini verdi doktor. Artık yüzümü sensibio h2o ile siliyorum, onun dışında bir şeyle yıkamam yasak, gündüz ve gece kremi olmak üzere iki ürünüm var, ikinci bir emre kadar peeling ve maske de yapamayacağım. El ve banyo sabunu olarak da sadece doktorun verdiği nilera isimli sabunu kullanacağım, ne zamana kadar sorusunun cevabı ise bundan sonra hep. Bir de bunların maliyeti durumu var ki onun için de evdeki incir ağaçlarının sayısı arttı desem anlaşılır herhalde:)

İlaçların yanı sıra bir de döküntüleri tetiklememek için gerekli özeni göstermeliymişim. İncir, muz, çilek, acı-baharatlı yiyecekler(sucuk,pastırma vb.), turşu, hayvan tüyü, polen, pasta, çikolata, hamam ve saunadan uzak durmam gerekiyormuş. En azından şimdilik listem bu kadar, azalabilir ama artmaz inşallah:)

Şimdiye kadar gittiğim hiç bir doktor böylesine kapsamlı bir tektik isteminde bulunmamış ve detaylı muayene etmemişti. Kullanmaya başladığım ilaçlar etkilerini göstermeye başladı, umarım böyle devam eder.

Herkese iyi hafta sonları, tatile gidenlere iyi yolculuklar, iyi tatiller:)