New York Üçlemesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
New York Üçlemesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mart 2012 Cumartesi

Kitaplı Sinemalı Cumartesi

Hafta sonu  hava kapalı ve soğuksa ve evdeysem ertelediğim ne kadar iş varsa yapasım geliyor. Bu sebeple kıymetli cumartesi gününü mutfak dolapları, buzdolabı temizliği de dahil olmak üzere ne zamandır bekleyen tüm işlerimi yaparak geçirdim...Umarım yarın güneş açar...
Ne zamandır elimde sürünen kitabımı -New York Üçlemesi- da bitirmiş oldum. Bu arada blog sayfamda okuduğum kitabı da güncellemediğimi farkettim, İhsan Oktay Anar kitabı okumayan varsa çok şey kaçırıyor haberi olsun. Ben ilk kez Puslu Kıtalar Atlası'nı okudum ve diğer kitaplarını da mutlaka okumak istiyorum, böyle bir masalsı anlatımın benzerini görmemiştim, içinde kayboldum gittim resmen bitmesin diye azar azar okudum, araya reklam aldım:)

Paul Auster ile de ilk tanışmam New York Üçlemesi ile oldu. Cam Kent, Hayaletler ve Kilitli Oda adında üç ayrı kitaptan oluşan üçlemeyi Can Yayınlarının hepsinin bir arada bastığı kitaptan okudum ki öyle okunmalı diye düşünüyorum zira hikayelerde verilen detaylara dikkat etmezseniz göndermeler havada kalır. Başta sıkıcı gibi gelse de sonra bilmeceyi tamamlama ve yazarın oyunlarını çözme isteği ile devam ettim. Yalnız okurken  birçok kez "bu adam hangi kafayla yazıyo ya" diye düşündüm, bazı cümleler var ne dediğini düşünürken bir başkası geliyor durup düşünme molası verip devam ediyorsun, 3. hikaye(Kilitli Oda) diğerlerine göre daha güzeldi ve son cümleyi okuyup bitirdiğimde sonuçtan emin olmak için "bi daha mı okusam" dedim:) Sevecekler kadar sevmeyecekler de çoktur, ilginç bir tarzı var Paulcüğün.

O kadar iş yaptıktan sonra bir ev sineması keyfi yapalım dedim. Yüzde patlayan sivilceler nedeniyle sınırlı sayıda mısır patlatıp kalan hakkımı diğer abur cuburlara sakladım.




Keşke 3D izleseydim. Çocuk kitabından uyarlanan bu film bana Alis Harikalar Diyarında, August Rush gibi bir tat verdi, 1930'ların Paris'inin tren istasyonunda minik bir yolculuğa çıktım, dönmek istemedim...Bir de filmde bir sürpriz var sinemanın nasıl başladığını, çekilen ilk filmleri falan görüyorsunuz... Çocuğumuz da pek bir yetenekli maşallah:)Tavsiye edilir, çoluk çocuk izlenesi bir film.  Bir de uyuklamadan sonuna kadar izledim ya aferin verdim kendime.

Cumartesi bitmiş bile, o zaman haydi iyi pazarlar şimdiden....

26 Aralık 2011 Pazartesi

Ortaya Karışık

Hafta sonu karanlııık, yağmurluuu, karlıııı ve soğuktu...
Her yerde yılbaşı coşkusu hüküm sürmekteydi, oluk oluk  insan kalabalığı akıyordu ıslak sokaklarda ve AVM koridorlarında...
Biraz nasiplendik bu karışık havadan. Ve...






Pekmezli püsküütler yaptım... Aldığı kadar un mevzusunu halledemedim bu kez, fındık tadı baskın, şekeri de az oldu, gelsin pudra şekeri imdada.. İşte burdan.




Kitapları gözden geçirme çalışmaları.
"Hayat seni korkutuyorsa, içini yakıyorsa, en yakınların çirkin maskeler takmışsa... hayat budur de, ikinci kez çağrılmayacağın bir oyun olduğunu söyle...." Amin Maalouf/Doğunun Limanları




Kilometrelerce uzaktan gelen hediyem, Van magneti. Böyle de küçük şeyler beni pek mutlu ediyor işte.Teşekkürler gönüllü yardımsever google insanı arkadaşım:))