Enginar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Enginar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Mayıs 2012 Salı

Çanakkale'de hafta sonu

Cuma günü hayatımda ilk kez şehirlerarası yolculuk yapacağım aracı kaçırmama ramak kaldı. Araç, minübüs tarzı 7 yolcu taşıyan VlP diye geçen ekspres bir araç, yolcu aldığı bir kaç durak var ille de otogardan binmek zorunda değilsin, ben de 3-3.5 saatlik yolu 45 molayla 5-5.5 saatte götüren büyük otobüsler yerine aynı ücreti ödediğim bu rahat seçeneği tercih ettim. Ama...
Söylenen yerde tam 1 saat bekleme sürecimin ilk 35dk.sında, yola fırlayıp "burdayım" dememe rağmen bineceğim araba önümden basıp geçip gitti.  Birbiri ardına açılıp kapanan telefonlar sonrası otogar-şoför iletişimsizliğine kurban olmaktan son anda kurtuldum,, yanlış yerde bekletilmişim. Beni almadan hareket ettikleri için yoldan geri döndüler. Yolculuğum çok heyecanlı başladı,  araba geciktiği için tüm yolcularla tosurdaya tosurdaya gittik, güya erken binip erken inecektim, 1 saat güme gitti:)

Zaman sınırlı olunca insan herşeyi sıkıştırmaya çalışıyor, sanki biri kumandadan 4x hızla ileri sarıyormuşçasına gittim gördüm geldim Çanakkalemi:)


Önce annecikle akşam yemeği hazırlamaca yaptık, annem sanki iki önceki yazımdakileri duymuş  enginarla ilgili çalışmalarına ağırlık vermiş:) Dolmasını yapacağız dedi, şaşırdım, birlikte temizledik, doldurduk, ilk denemeye göre iyiydi. Temizlenip satılanların kimyasal içinde bekletildiğini söyledi annem, bundan sonra ben de evde temizleyeceğim, çok zor değilmiş. Ama tercihim dolma yerine zeytinyağlı sebzelisinden yana olur.


Sonra işlerimizi halledip kısa tarafından bir şehir turu yaptık, Osmanlı Tulumbacısı diye yeni bir tatlıcı açılmış. Çeşit çeşit(portakallı, fıstıklı, tarçınlı, çikolatalı, karamelli...) tulumba satıyorlar. Biz frambuazlı, fıstıklı ve karamellisini denedik. Annem fıstıklıyı sevdi ben de karamelliyi, şubeleri yaygınlaşıyormuş. 


Kordon turu olmazsa olmaz..




 

Hava beklediğimden serindi, boğazın ünlü rüzgarında sinüs boşuklarımı da besledim, biraz da dondum, tüm gece içimin titremesi geçmedi eve gelir gelmez kestane balı yedim hastalığa önlem olması için, korktuğum başıma gelmedi çok şükür.

Pazar günü de pazardan taze sebze, meyze, ot çöp alışverişi- Çanakkale'nin meyve-sebze pazarları çok güzeldir- ve kısaca uğranan bir anne günü sonrası cümbür cemaat yola çıktık. Bir hafta daha ailem burada yanımda olacak, gelsin anne-anneanne-babaanne yemekleri:)

Bu arada dün ilk kez ünlü biri ile tanışıp konuştum:) Öğle arası birşeyler atıştırmak için çıktığımızda Smilena ile karşılaştık, fotoğraflarından çok daha tatlı olduğunu söylemeliyim. Kalablık bir Bursa buluşması ayarlayacağız inşallah:)
Herkese iyi haftalar:)

16 Mayıs 2012 Çarşamba

Enginaryüs Profesör


Hafta ortasından merhaba...
Bugün de geçti, yani benim için hafta bitti sayılır. Haftasonu çabuk gelsin istiyorum lakin bir aksilik olmazsa özlediğim aileme ve Çanakkale'me gideceğim. Bulutlar da tepemde benimle geleceklermiş hatta yağış bırakacakmış o ayrı, olsun -ne diyoruz: olursa olur olmazsa olmaz- ben anneanne-anne-kız üçlemesi ile meşgul olacağım. Babacık da var tabi:)

Geçen akşam enginar pişirirken anneciğim aklıma geldi. Bizim evde 1 kez enginar pişmişti onu da annem nasıl yapacağını iyi öğrenemeyip denediğinden kabukları ayıklamaktan yemekten birşey anlamamıştık. Bir daha yapmadı o da, aslında şimdi olsa yararlı olan herşeyi yedirmeye helak olan biri olarak(iş arkadaşları vitamin Sevim diye lakap takmış biriciğime:) tekrar tekrar denerdi. Şimdi boynuz kulağı geçti, geçen yıl denediğim versiyonlarından pek memnun kalmasam da faideli diyerek yemeye çalışmıştım ama bu tarifle güzel olduğunu duyunca denedim ve sonuç süper!

Kocacığımın da sebzelere olan önyagısını tarihe gömüyorum ya nasıl mutluyum nasıl mutluyum:)
Önce kerevizi en sevdiği sebze ilan eden kocacık şimdi de enginar için aynı şeyi söylüyor, gerçi ona da kereviz diyor o ayrı :) Bunda benzer pişirme tekniğinin etkili olduğunu düşünüyorum, portakal ve limon suyu insana her sebzeyi yedirir mi ??



Soğan ve bol sarımsağı zeytinyağında kavurup içine küçük doğranmış patates, havuç ve ay ay doğranmış enginarları atıyoruz. Portakal ve limon suyu, biraz şeker ekliyoruz. En son da dereotu.
Kulaktan kulağa gelen bir tarif  bu, getiren götüren sağolsun:)

Bence herkes en az 1 kez bu profesörü sofrasına konuk etsin.
Afiyet olsun!