lord of the taksi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
lord of the taksi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Mayıs 2012 Çarşamba

Taksifobi

Bir zamanlar küçük olan Emrah'ın böyle bir şarkısı vardı, hatırlarsınız değil mi?
"hey hey hey taksi, bütün işlerim gitti aksi!"
Bugün Mia'mı okurken hatırladım, şimdi ben de aksi bir taksiciyle yaşadığımız talihsiz olayı anlatacağım. Anlatacağım ki hani olur da yolunuz düşerse gardınızı alınız.



Güneşli bir nisan cumartesisi, yeni doğum yapan arkadaşımızı ziyerete gidiyoruz, yanımda tatlı arkadaşım, neşemiz moralimiz yerinde, heyecanlıyız. Bir süredir de görüşememişiz, hem gidiyoruz hem kaynatıyoruz. Daha önce bir kez gittiğimiz evi müthiş gelişmiş yer yön duygumla bulamayacağımdan o kadar eminim ve o tatlı arkadaşım da bir o kadar benimle aynı durumda ki taksiye binip adresi söyleyip kolayca eve ulaşmayı hedefliyoruz.Ne kadar herşeyden bi haberiz...
Yer: Bursa Yüksek İhtisas Hastanesi önündeki taksi durağı.
Taksiye yaklaşıyoruz ve duraktan iri kıyım esmer bir abi kolları gövdeden hafif ayrık - birazdan haydi efeler diyip kaldıracakmış gibi- sallayarak asık mı asık suratla çıkıp arabaya biniyor. Biz de birbirimize bakıp "ne iş" diyip durakta başka taksi olmadığından kıllana kıllana biniyoruz. Ben ev sahibini arayıp adresi almaya çalışırken adam nereye gideceğimizi soruyor, arkadaşım da arayıp öğreneceğimizi söylüyor tam o sırada ben öğrendiğim cadde, sokak isimlerini adama iletiyorum ve bir gürültü kopuyor. Adam iki adımlık yer için taksisini sıradan çıkardığımızdan bize bağırmaya başlıyor, biz mesafeyi de adresi de bilmediğimiz için taksiye bindik demeye çalışırken adam gürlüyor da gürlüyor ve arabayı da sürüyor bu arada. Biz inmek istiyoruz adam hayır inemezsiniz ben sizi götüreceğim artık diyor. Trafik ışıklarına takıldığımızda arkadaşım kapıyı açmak istiyor, o sırada adam şaka kutularından fırlayan palyaçolar gibi direksiyondan fırlayıp arka koltuğa burnumuzun dibine geliyor, eliyle neredeyse tokat atacak ya da boğacak, yüzünde çıldırmış bir ifade "napıyorsun, arabamı çizeceksin, arkana bak" diye bağırıyor. Yaşadığımız deşheti düşünebiliyor musunuz? Arabanın açık camlarından seslerimiz sokağa taşıyor, insanlar bakıyor. O dakikalar saatler gibi geçmek bilmiyor ve biz arabadan inemiyoruz. O sırada adam artık küfürler ve hakaretler savurmaya başlıyor. Arkadan arabanın gelmediğini gördüğümüz an kapıyı açıp kendimizi dışarı atıyoruz. Adamın hakaretleri, küfürleri ve bizim haykırışlarımızla cadde şenleniyor, otobüslerdeki yolcular burunlarını cama dayayayıp ne olup bittiğini anlamaya çalışıyor, esnaf dükkanından çıkıyor. O anda  güneş gidiyor, bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor. Saatçi bir esnaf abi ıslak ve alyanaklı bizi dükkanına misafir edip paniğimizi anlamaya ve yardımcı olmaya çalışıyor. Altı üstü bilmediğimiz bir adresi taksicinin bilebileceğini düşünerek binmiştik. Yakın ya da uzak ne fark ederdi? Saatçi abi olayı çakıyor hemen, tahmin ettiği gibi o iri adam yine müşterisine kötü davranmıştı.


Bu harala gürele sırasında adama cevap verme ve can kurtarma telaşından telefonu kapatmadığımdan evde bizi bekleyenler sesleri duyup telaşlanıyor. Biz titrek ellerimiz ve alyanaklarımızla misafir olduğumuz 10m2 lik dükkanda biraz sakinleşmeye çalışıyoruz.Neyse ki arkadaşımızın eşi gelip bizi alıyor.
Durumu biraz araştırınca adamın lord of the taksi ve sağlam dayılarının olduğunu, zaten her müşteriye aşağı yukarı benzer ikramlarda bulunduğunu öğrendik. anlayacağınız, "şikayetini geri çek yenge yoksa karışmam" bir abi.

Yani hani olur da o duraktan taksiye binmeniz gerekir, aman dikkatli olun, hatta bence binmeyin.

Neden şimdiki zaman kullanarak yazmışım ki? Hiç farketmedim, yazarken olanları bir kez daha yaşadım sanki, omuzlarım gergin ve ağır, kasıldım resmen.

Ankara'ya gittiğimde de benzer bir durum yaşadım, üstüne cila oldu. Yine bir arkadaşımın evine gitmek için otobüsten inip taksiye bindim çünkü sokakları karıştırmak istemedim. Bu adam da aynı çemkiriği yaptı, tabi daha basitini. İnip eve kaçmam bir oldu valla. Taksi terörü böyle birşey mi?

Şimdi benim nurtopu gibi bir asansör fobim vardı. Ona bir kardeş geldi. Taksifobik oldum ben. SOS!
***görseller alıntıdır***