Kendin Yap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kendin Yap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ocak 2016 Cumartesi

Beklerken...











Beklemek bana hep zor geldi ama baĞzıları var ki çok daha zor... 
Nasıl olacak, nasıl gelecek, ne zaman gideceğiz, nasıl kavuşacağız, ya bi'şeyler ters giderse kaygıları....

Bizi telaşa verdikten, eteklerimizi tutuştrduktan sonra sesi soluğu kesilen minik kız, kıs kıs gülüyor olmalısın:) Biz hazırız, ya da öyle sanıyoruz bilmiyorum, bekliyoruz işte haberin olsun:)
Ama sen zaten kendin için en iyiyi bilirsin ve o zaman gelirsin, e hadi bize kolay gelsin....

29 Aralık 2015 Salı

Kuru Dallardan Kapı Süsü



Yılbaşı yaklaşırken herkes ağaçlarını kurdu, kapısını bacasını süsledi ve geri sayıma başladı. Bu yıl bizim gündemimiz biraz daha farklı olduğundan hazırlıklarım da ona endeksli haliyle. Bir süre önce başladığım hazırlıklar son doktor kontrolünde kızımızın beklenenden erken geleceğini öğrenmemle paça tutuşmasına yol açtığından hemen kapı süsümüzü tamamlayıp aradan çıkardım.




Çağan zamanında keçeden süsler çok modaydı, şimdilerde bu sektördeki moda da değişti, ben de daha farklı bir şeyler yapma arayışındayken instagramda severek takip ettiğim bu sayfada karşıma bu süsler çıkınca çok beğendim ve bebeğin cinsiyeti belli olduğunda da yapmaya karar verdim:)





Önce kuru dallı bir çelenk aradım ancak bulamayınca kendim yapmaya karar verdim, bir kaç gün içinde de bahçeye atılan budanmış söğüt dalları imdadıma yetişti. Henüz yaş olan dalları kıvırarak telle sabitledim ve sonra Smilena'nın terasında her evin direği polisan matrix lux anti aging x1 ile boyadım.





Boyarken Ebygale'in üçgenimsi uçlu bu fırçası çok işime yaradı. 




Sonrası ise evdeki kumaşlardan gül yapmaca. Bir ara milyon tane kumaş gülden kolye yapmışlığımız vardı, yapmaya yapmaya hamlamışım.


En son da aynı kumaşlardan bunting kesip üzerine tchibo'nun harf damgaları ile isim yazdım.
Bir diy da burada sona erdi, emeği geçen arkadaşlarıma teşekkür eder usulca kenara çekilip beklemeye devam ederim:) İnşallah gelmek için yeni yılı beklemesini umduğumuz kızımız da beğenir:)

Herkese mutlu yıllar!

23 Aralık 2014 Salı

El Yapımı Yeni Yıl Tebrik Kartları


Yine bir yeni yıl arefesi, yine kimileri için anlamsız bulunan sıradan günler kimisi için heyecanla geçen hediye seçmeli, kart hazırlamalı günler geldi...İkinci grupta yer alan ve kesme-yapıştırma işlerinden hoşlanan biri olarak bu yıl da bir google bir pinterest turu atıp ilham alarak kartlarımı hazırlayıp postaladım.



 Bu kez daha çok ağaçlar üzerinde çalıştım. Belki bunun altında yakın gelecekte ağaçları sadece resimlerde, eski fotoğraflarda göreceğimize dair korkum yatıyordur kim bilir.
İlk kez  pop up kart denemem oldu:)



3 boyutlu origamimsi ağaç denemeleri .



Kapaklı kartları bu yıl daha çok tercih ettim, içine sadece bir kaç satır değil mektubumsu uzun notlar için ideal oldular. Bir de çikolata folyolarından kestiğim yıldızlarla yaptığım geri dönüşümlü ağacım vardı:)


Kalp şekilli delgeç ile kestiğim kalplerden oluşan kırmızı yeni yıl ağacını da yeni yılda 6 yıllık ilişkisini güzel bir şekilde noktalamasını gönülden dilediğim bir blogdaşım için hazırladım:)

Kartları yine desenli bantlarla süslediğim zarflar ile yolladım. Eğer kart atmak için geciktiğini düşünenler varsa süslü zarflar her zaman sade rakiplerinden daha önce ulaşıyor, tecrübe ile sabit aklınızda olsun:) Ya da hazırladığınız hediye içinde temennilerinizi el yapımı bir karta yazıp vermek de çok hoş bir jest.

Geçen yıl hazırladığım kart ve zarflar için buraya göz atabilirsiniz.
Kolay gelsin!

10 Kasım 2014 Pazartesi

1.Yaş Günü Hediyesi: Kişisel Kitap

Eskiden birisiyle internet ortamında tanışıp arkadaş olmak ne kadar garip karşılanırdı. Şimdilerde sanal alem hayatımızın en içinde, elimizde, cebimizde...İnternet üzerinden gruplar kuruluyor, toplu tanışmalar düzenleniyor. Benim açımdan ise instagramla birlikte bloglar üzerinden kurduğum sanal arkadaşlıklarıma yenileri eklenir oldu. Hayriye ile uzun süre takipleştikten sonra Bursa İg buluşmasında ilk kez görüşmüştük, sonra da görüşmeye devam ettik. Hayriye zaten bizim bloglarımızı da okurmuş, bizi tanıyormuş...



Hayriye, Çağan'ın doğum günü hazırlıklarında bana yardımı dokunan kıymetlilerimden. Enerjisi yüksek, zeki, zarif zevkleri olan bu kadınla mizah noktasında da aynı frekansı tutturdunuz mu sohbet tadından yenmez. O dönemde fikirleri ile beni sonrasında da kurabiye canavarı cupcakeleri ile davetlileri desteksiz bırakmamıştı sağ olsun:)


(Hayriye ve kızı Ceylin, Çağan'ın 1. doğum gününden)



Parti hazırlıkları sırasında benden Çağan'ın her ay bir tema ile çektiğim fotoğraflarını isteyen Hayriye, bir sürpriz hazırladığını söylemişti. Ne olabileceği hakkında bir kaç fikrim vardı ama hediyeyi açınca beni çok şaşırtan bir kitapla karşılaştım.



Tatlı arkadaşım, Çağan'ın fotoğraflarına uygun olacak şekilde her ay için birer hikaye yazmış, görsellerle destekleyip bir hikaye kitabı yapıp bastırmıştı. Hikayeleri okuyup içinde geçen isimlerin gerçek hayattan alındığını görünce çalışma sırasında çevremden bilgi topladığını da anladım. 2. Ayda Çağan ikiz arkadaşları Duru ve Rüya ile uçurtma uçuruyordu, Duru ve Rüya Çağan'ın Ankara'da yaşayan ikiz arkadaşlarıydı:) 

(Duru ve Rüya kardeşler ile Çağan, Ankara, ağustos 2014 )


Hikayeler gerçek alıntıların yanı sıra mesajlar da içeriyordu, sanki çocuk kitapları yazan birisinin elinden çıkmış gibi, okuduktan sonra burada yazarın anafikri neydi, yazının amacı neydi diye sorulabilir. 


..."Rengey hediyesini alınca çok mutlu oldu. Zaten hediyenin ne olduğu önemli değildi. Önemli olan dostu Çağan'ın kendisini düşünmüş olmasıydı."


Bir hediye el emeği olunca daha da değer kazanır, böyle bir hediyenin değeri ise ölçülemez. Belki size güzel bir fikir olur, kendi kitabınızı yazarsınız ve çocuğunuza özel ve ölümsüz bir hediyeye imza atarsınız, belki de bir arkadaşınızın kitaplığına en değerli kitabı yerleştirirsiniz.

Hayriye'ye bir kez de buradan teşekkür etmek istiyorum. Ellerine, fikrine, emeğine, hafiyeliğine sağlık:))

Mutlu haftalar...

3 Kasım 2014 Pazartesi

Bebeğin İlkleri Panosu / Yenidoğan Panosu

Bu projeyi Özge 'nin ig hesabında gördüğümde Çağan yenidoğandı, lohusa hormonlarım beni ekstra duygulandırmış, ağlatmıştı. O dönem gündüz/gece kavramım birbirine karışmıştı ama hayat normale döndüğünde bu pano yapılacaklar listesinde en başta yerini almıştı. Demek ancak normale dönebilmişim de projeyi hayata geçirebilmişim:)



Konumuz bebeğimize ait ilkleri pano haline getirmek.  Ben göbek bağı, oğlumun ilk  kalp atışlarını duyduğumuz, yüzünü ilk gördüğümüz ve cinsiyetini öğrendiğimiz ultrason görüntülerinin çıktısını, doğduğu güne ait hastane kaydının bulunduğu kağıdı, evimizdeki ilk fotoğrafını ve ilk saçını kullandım. Bir arkadaşım orjinal çıktıların bir süre sonra deforme olduğunu söylemişti, o yüzden ultrason görüntülerinin kopyalarını alıp kullandım, 


İkea'dan aldığım derin çerçeve içine bir kompozisyon oluşturarak yerleştirdim. Bunting sevgimiz burada da kendini belli ediyor, Tchibo'dan aldığım büyük harf damga seti ve craft kağıdı ile bunting de hazır oldu.  


Hastane bilekliklerini atmasaydım diye dövündüğüm doğrudur, neymiş hastaneden eve mikrop taşımayayımmış, dezenfekte eder saklardım ne var sanki.


Bizim panomuz böyle oldu, belki siz de kendi hazırladıklarınızı paylaşırsınız, taze annelere fikir olur:)

13 Ekim 2014 Pazartesi

Seramik Broş Yapımı

2 yıl kadar önce alıp kilerdeki kutuların arasında kaybettiğim seramik hamurum taşınma sırasında karşıma çıkınca, neler yapabilirim diye bakınmaya başladım. Aslında aklımda dantel baskılı bir tabak yapmak vardı ancak bu kez de dantelleri bulamayınca başka işlere yelken açtım. Blog listemi Bloglovin üzerinden düzenlerken bir sürü yeni blog da keşfettim, bir çoğu ile şimdiye kadar yolumun kesişmemiş olmasına hayıflandım.

Bu düzenlemeler sırasında karşıma çıkan bu blogda gezerken bu şirin broşlara rastladım, ve aldım hamurumu elime. Çok bir fikrim de yok, bir iki yere bakıp hamurla oynarken dikkat edilecek nokta var mı yok mu baktım. 


Açmak için kalın bir kalem ararken karşıma pilates topumun pompası çıktı, gayet iyi merdane görevi gördü. 



Hamuru açtıktan sonra çıktısını alıp kestiğim (kendim de bir kaç hayvan karalaması yaptım fakat bunların yanında pek sönük kaldılar:)) tilki ve baykuş resimlerini kalıp olarak kullanıp kenarlarından kestim,  Bu aşamadan sonra yapılacak şey hamurları 1 gün bekletmek, ilk yaptıklarımı beklemeye dayanamadığımdan 110C de 20-25 dk. fırınladım. Fırınlama işlemini fimolar için yazmışlardı, ben de denedim, oldu, sadece ortaları biraz nemli gibi kaldı ama önemsemedim.


 

Kurumuş -ya da kurumuş gibi davranan- kalıpları hafifçe zımparalamak gerekiyor, bu aşamada da elimde zımpara olmadığından kullanmadığım eski bir kağıt törpü ile göze batan yerleri temizledim.


Sonraki aşama boyama. Akrilik boya ile boyuyorlar sanırım, ben keçeli kalem kullandım. Burada bir önerim olacak, kalın uçlu ve iyi bir kalem kullanın, okulların açılma sezonunda marketlerin kampanyalı sepetlerinden bulup aldığınız ve sadece ufak sanat işlerinizde size yeterli olacağını düşündüğünüz(!) keçeli kalemlerinizin sizi yarı yolda bırakabileceğini aklınızda tutun. Benim turuncum tilkinin kulakları ve alnını boyayınca teklemeye başladı, sonra da bitmiş taklidi yapıp beni korkuttu. Çocukken arka kapağını açıp içine kolonya koyardık biraz daha idare ederdi, bu kalemler öyle uyduruk ki arka kapağını bile açılmayan cinsten yapmışlar, bekleye bekleye, kalemi sallaya sallaya, son damlasına kadar kullanıp bitirdim boyamaları. Beyaz yerler Flormar French Oje setinin beyazından, cilasını da yine aynı setin cilası ile yaptım.



İşte broşların arkadan en hatalı görünümleri. Arkaları hatta daha önemlisi yanları boyansa daha az kusurlu bir görüntü elde edilir.




Başta söylemem gereken bir ayrıntı, DAS marka bu hamurun felaket ötesi bir kokusu var. Hazır ortalık kokmuşken birkaç projeyi bir arada çıkarmalı. Broş yapma fikri hoşuma gidince bir de doğum günü yaklaşan minik Ahmet Efe'mize bir çerçeve yapmak istedim. Ahmet Efe, koyu Bursasporlu ebeveynleri sebebi ile doğuştan minik bir timsah. Ona minik hayvan arkadaşlarından ve Bursaspor renklerinden oluşan bir çerceve hazırladım.






Biraz da damgalarla oyun...






Güzel haberler alacağımız bir hafta olmasını dilerim.


13 Ocak 2014 Pazartesi

Ev Yapımı Fıstık Ezmesi

Sonbahar yüzünü gösterip yer küre en romantik giysilerini giydiğinde belki gördüğümüz renkler, serinleyen hava ilk bakışta bizi mutlu ediyor ama yavaştan işler ciddiye binip soğuklar sahne aldığında, cildimiz kuruyup pul pul olduğunda, saçlarımız tutam tutam elimize geldiğinde aynı lay lay cik cik modumuzu takınmıyoruz bence(bu ne uzun cümle oldu).


Saç dökülmesi için ne kadar serumlar, maskeler ya da bakım yağları kullanırsak kullanalım, hücreleri dıştan beslemekle içten beslemek arasında dağlar kadar fark var. Çinko tırnaklarımız, cildimiz ve en önemlisi saçlarımız için önemli bir mineral, aynı zamanda bağışıklık sistemi için de önemli. Yer fıstığı çinko içeriği bakımından şukela bir besin kaynağı(bu arada fıstık aslında baklagiller familyasından geliyormuş), bir çok faydası var ama ben son günlerde saçlarıma sağlayacağı fayda kısmı ile ilgileniyorum. 



Geçenlerde öğle arası Ebygale ile market alışverişi yaparken, Zet Fashion'da gördüğü tariften bahsedince hem son günlerdeki saç dökülmeme faydası olsun hem de vur deyince öldüren babamın bir koca poşet dolusu aldığı ve tamamına yakınını bir oturuşta yedikten sonra içerdiği kaloriyi hatırlayıp kendimizi tuttuğumuz fıstıkların kalanını değerlendirmek için fıstık ezmesi yapmaya karar verdim.


Zuhal'in tarifine göre, kabuklarını ayırdığım fıstıkları blender yardımı ile ufalayıp içine birkaç kaşık üzüm pekmezi koyarak tatlandırdım. Zeytinyağı koymayı tercih etmedim, fıstığın yağı yeterli geldi ama durdukça biraz koyulaşmış, sürerken biraz zor oluyor. 






Bu ezmeyi hazırladığımdan beri kavanozu yerinde rahat bırakmıyorum, bu zamana kadar aldığım hazır ezmelerin lezzetine fark attığını söylemeliyim. Akşam üstü eve geldiğimde süt eşliğinde güzel bir ara öğün oluyor, tahıllı ekmek üzeri muz da yine Zuhal'in önerisi:)


24 Aralık 2013 Salı

El Yapımı Yeni Yıl Tebrik Kartları ve Zarflar


Yeni yıl yaklaşırken uzaktaki sevdiklerimizi mutlu etme amaçlı bir proje ile geri döndüm. Biliyorum bir çoğumuz bu yeni yıl hazırlığı işlerine çoktan sarılıp hediyeler alıp/kendi hazırlayıp vereceği günü iple çekerken diğer birçoğumuz da aman ne özenti işler ne gerek var bunlara diye eleştiriyor :) İlk gruptan olanlar, hala birilerine kart atanlar yeni yıl kartlarınızı henüz göndermediyseniz size birkaç fikir verebilirim sanki!





Bu kağıt bantlar Tchibo'dan, iyi ki almışım, yapıştır yapıştır rahatla... Ivır zıvırlara ev sahipliği eden kutumu da bantlardan mahrum etmedim, çok da beğendim:)



El emeği herşey bence çok kıymetli olduğundan bu yıl kartları da kendim hazırlamak istedim. Gönül isterdi ki tıpkı -bu projede ilham kaynaklarımdan- bir Mutlu Eller gibi dikiş bilgimi ve yeteneğimi ortaya koyayım ya da bir Cafe Nohut gibi tasarım zarflar hazırlayayım ama olsun, ben de tüm kes yapıştırcılığımı, masking tapelerimi değerlendiriciliğimi konuşturdum, haa bir de olağanüstü etaminciliğimi:)




Seda'nın blogunda gördüğüm bu güzel resimlerin çıktısını aldım çam ağaçlarının karlarını oje ile parlatıp eski günlerdeki gibi allı pullu simli kartlar elde ettim. Zarfları da yine kağıt bantlarla süsledim.



Kartları hazırladıkça aklıma yeni fikirler geldi. Bu etaminli kartı da tüm acemiliğime aldırmadan yaptım. Yapabileceğim  basitlikte bir geyik şablonunu Pinterestten indirdim ve işledim, kesip kartona yapıştırdım. CafeNohut zarflarından temamın renklerine uygun birini seçip hazırladım.




Kalpli kağıtlar scrapbook kağıtları, hazırlamaya doyamadım, kesip kesip zarf yapasım var.

Bu çalışmaların bir kısmını akşam evde bir kısmını da iş yerinde öğle arasında yaptım. Gün ışığında fotoğraflayabilseydim keşke.

Kart atmak için geç kaldığını düşünenler:
Kartlarım Ankara'ya  2 iş gününde gitti, bunda zarfların süslü olmasının etkili olduğunu düşünüyorum, dikkat çektiler ve meraklı posta görevlileri amcalarca çuvallara girme önceliği kazandılar:)

Bu yılı tüm zamanların en hızlı geçen yılı ilan ederek önümüzdeki yılın daha yavaş, sağlıklı ve bol uykulu geçmesini diliyorum.